Yoktun Bende

yolculuk ki sen yoktun ve sen niyetineydi
şafağa dek dolaşsam yine sonu burukluk
bana el’di saçların, saçların bir el’deydi
senden yana nasibim zavallı bir 'günaydın'dı
ne güne sevinirdim ne de aydınlığına
sesin kulaklarıma sanki iftar anıydı
bana azıktı yokluğun ki bana da yazıktı
sensizliğe hayıflanırdım ki bilinse ayıplanırdım
sohbetine gelmeye bahane gerekirdi
bendeki sana varınca tükenirdi kelimeler
başım önüme düşerdi sen ardımda kalırdın
mecburen her tükeniş bende gitme vaktiydi
ellerine kapanmak, hayallerimin fikriydi
gün akşama varana dek herkeste yüzün olurdu
yine sokaklar değişirdi ya da ben kaybolurdum
puslanırdı bulutlar, ciğerim hüzün solurdu
biranda kaybolurdu kokun ve yine korkum doğardı
seni özlemek bitmeden bende közlenmek başlardı
Mehmet ERCAN









