Ana sayfa yap


« Önceki |

12/4/2009

Yoktun Bende



Yoktun Bende

sana uykuydu gece, bana seninle yolculuk
yolculuk ki sen yoktun ve sen niyetineydi
şafağa dek dolaşsam yine sonu burukluk
bana el’di saçların, saçların bir el’deydi

senden yana nasibim zavallı bir 'günaydın'dı
ne güne sevinirdim ne de aydınlığına
sesin kulaklarıma sanki iftar anıydı
bana azıktı yokluğun ki bana da yazıktı
sensizliğe hayıflanırdım ki bilinse ayıplanırdım

sohbetine gelmeye bahane gerekirdi
bendeki sana varınca tükenirdi kelimeler
başım önüme düşerdi sen ardımda kalırdın
mecburen her tükeniş bende gitme vaktiydi
ellerine kapanmak, hayallerimin fikriydi

gün akşama varana dek herkeste yüzün olurdu
yine sokaklar değişirdi ya da ben kaybolurdum
puslanırdı bulutlar, ciğerim hüzün solurdu
biranda kaybolurdu kokun ve yine korkum doğardı
seni özlemek bitmeden bende közlenmek başlardı

Mehmet ERCAN

20/3/2009

Selam Sevdiğim…


Selam sevdiğim…


Selam sevdiğim…
Dur kızma, dinle lütfen,
Biliyorum,
Hadi git ve bir daha gelme demiştin
Kendimi unutmuşum sende, almaya geldim
Bir süre yürüdükten sonra fark ettim kendimde olmadığımı
Geçtiğim yollara baktım nereye düşmüş olabilirim diye
Sana kadar geldi yolum
Muhtemelen sende kaldım
Beni bana ver de gideyim...

Aslında önce gelmemeyi düşündüm
Yalnız idare etmeye çalıştım
Ama sende yoktun ya
Üşüdüm…

Bir kaç arkadaşıma denk geldim
Nasıl olduğumu sordular
Eksik dedim
Şaşırdılar
Kötü konuştum
Yokluğuna verdiler
Bağışladılar…

Sen olmayınca ifade edemedim kendimi
Hadi bir zahmet bul da ver bana beni gidiyim artık
Salona bak, çarptığın kapının ardında olmalıyım
Sende değilsem şayet, hiç uğraşma
Kendimde değilim zaten…

Hayatımı sürdürmek için seni tanımadığım yılları mı hatırlamalıyım?
Aklım sendeyken beni bulmak bana çok zor gelir biliyorum
Hangi yanımdan bu denli sindin içime?
Bu kadar sen olmak ve benden eser kalmamış olması gidiyor gücüme...

Aşkın sevgiliye bürünme halini yaşıyorum farkındayım,
Aşka bu denli yakıştığım için mi sevinmeliyim?
Yoksa tüm kontrolümü gözlerine teslim ettiğim için üzülmeli miyim?
Aşkın neresine yerleştireyim gurur denen duyguyu?
Kendimi kaybettiğim söylentilerine gülen var biliyorum
Seni keşfetmenin bedeliydi kendimi kaybetmek,
Ki baksana, bunu ben bildiğim sana bile anlatamıyorum

Doğru söyle! Sadece iki damla gözyaşınla mı düştüm gözünden?
Nedir beni kaybetme pahasına hayata dair seni bu denli cezbeden?
Sonu var bu hayatın ve sonuna dek benimle kalmayı beceremedin
Hani sevmek gerekirdi insanları,
Bu cömert halinde bana mı yer veremedin?

Derman bulma niyetiyle anlatmaya çalıştığım dert değilsin
Hangi gezegenin zaman birimi işliyor bünyende?
Ne kadar çabuk unuttun beni?
Hani benimdin sadece!
Seni benden nasıl aldın da kendini sahiplendin!

Bitse de sözü gitse diye bakan gözlerin ilk kez canımı yakıyor
İşte bundandır bu denli keskin cümleler sarf ediyor olmam
Canın yanmalı!
Yanmalı ki nerende yer ettiğimi bilmeliyim
İstenmediğimi bildiğim halde bu onursuz davranışımdan dolayı
Ya çok sevdim seni, ya da sadece deliyim.

Tamam gidiyorum…
Sende kalsın aklım ki artık yaramaz bir işime
Tarafından sürgün edildiğimin resmidir gidişim
Üstüne yıkılsın bu an!
Tüm benliğini sarsın ki üşüme.
Sen hoşça kal,
Bense sensiz

Mehmet ERCAN





12/3/2009

Adımla Anılırdın!






 Adımla Anılırdın!


Sen dahi aynalarda sende gördüğümü göremezsin
Yüzüne dört mevsim baharı ben yakıştırdım
Varlığının anlamını sen dahi hissetmemişken
Kalbime ziyan yokluğunu her gece ben yatıştırdım

Sadece bakmaya yarayan o gece gözlerine
Her sabah bir çift güneşi sığdıran yine bendim
Öylesine lûtfettiğin yarım tebessümlerine
Dört yöne haber saldırıp üç gün bayram edendim

Esrarı yoktun adının, binlerce isimden isimdi
Sevgime adını verip bendim seni mühim kılan
Bu denli anlatmasam seni kim fark ederdi?
Kor nedir bilinmezdi sana bu denli yanmasam…

Aşkımdı dostlarımda sana merak uyandıran
Savrulmasam kalmazdı saçlarının kıymeti
Ancak kördü beni görüp bende sana bakmayan
Beklide dualarımla hak etmiştin cenneti

Verilmiş sadakan sanırdın kurtulduğun musibeti
Ben her seher duadan zırhını hazırlardım
Bilsen kaç secde yolculuğunda terk ettim seni
Ve bilsen kaç gecemi tövbelerime adadım

Sıradan bir boyun vardı, bendim fidanı yakıştıran
Sana ağlamasaydım bir ay dayanmaz kururdun
Çekilmezdi bazen huyun bendim sabredip katlanan
Allah’a iman etmesem, çoktan kendimi vururdum.

Mehmet ERCAN




12/3/2009

Yüz verme şu kalbime..!




Yüz verme şu kalbime..!


Aklıma danışmadan sevmiş seni kalbim
Onun adına senden çok çok özür dilerim
Tekrarı yaşanmayacak seni temin ederim
Vakit kaybetmeden hayatından çıkar giderim…

Sana bu kaçıncı kaçışı kalbimin benden habersiz
Sözümü de dinlemiyor artık ki o kadar yüzsüz
Korkarım ki bu gidişle birgün çok sinirlenirim
Keserim nefes alışımı, kalbimi tekletirim…

Seni tanımadan önce sakindi, kan pompalar dururdu
Ne zamanki seni gördü, gözlerin diye kudurdu
Ben bi yandan aklım bi yandan kaç gece nasihat ettik
Aklım yeter dedi ve uçtu, garibim, onu da kaybettik…

Gecen gün benden habersiz ciğerlerimi de ayartmış
Onlar da adın geçince bir ah çekiyorlar ki görsen
Fark etmedim, akciğerim ağlamaktan su toplamış
Diyorum ki, kalbim sana kaçarsa bi terslesen…

Sen bigün kalbime “ne güzelsin” falan demişsin
Kulaklarım da inanamamış, bana da onlar söyledi
Bu dediğin yetmezmiş gibi bi de tebessüm etmişsin
İşte o gün bugündür kalbim iyice delirdi…

Dilim de zaten kemik yok durup durup seni anıyor
Ağzım kulaklarımla elele, resmen bayram havasında
Kalbimin elinde fırça içimi sana boyuyor
Bense bu işin sonunu düşünme telaşında…

Kontrolümü kaybettim organlarımda iç savaş
Her biri sana varma yolunda sıraya giricek yavaş yavaş
Son darbeyi de bana hayallerim lutfetmiş
Dün fark ettim üşenmemiş her yanı senle süslemiş…

Vücut bütünlüğümü kaybedicem kalbim yüzünden korkarım
Neredeyse tüm hücrelerim seni sayıklar oldu
İnan baş edemezsem tüm organlarımı bağışlarım
Bak şimdi böyle deyince yine gözlerim doldu…

Neyse kalbimin sevdiceği bana artık müsade
Daha kendimi toplayıp senden kaçıcam yol uzun
A bu arada unutma, kalbimi görürsen tersle
Sıkı sıkıya tembihle, gelirken aklımı da bulsun…


Mehmet ERCAN






18/1/2009

Serçe Parmağın...


Serçe Parmağın

O gün, serçe parmağın hesapsız elime çarptı,
Bir saniyelik temastı, on gündür kalbim elimde.
Sağ elim küstü bahtına, sol elimle yıkanmadı
Boynu büyük parmaklarımın, ellerinin hasretinde…

Sen havadan konuşuyordun, ben içimden coşuyordum,
Baharın müjdecisiydi ışıl ışıl gözlerin
Dil alışkanlığın vardı, bana canım diyordun,
Sana “hiç” demiştim ama, o an seni düşünüyordum…

Yemek masasındaydık hani, sen tuzu istemiştin,
İçimden haykırmıştım, “bas yarama şu tuzu!”,
Gayet nazik bir dille ekmeğimden dilemiştin,
Hayatın değer yanını, tebessümüne işlemiştin…

Çayımın son yudumunu on beş dakikaya yaymıştım,
Ertelenen ayrılığın kapısına dayanmıştım,
Yollar duyguma tezattı, uzaklaştıkça sendeydim,
Buluştukça göz kapaklarım, gözlerimin önündeydin…


Mehmet ERCAN
mehmetercan.com

 

« Önceki |

Kevser En İyi Siteler Listesi Dini100.Net ListeNur.de - islami siteler listesi Cennet Yolculari Toplist Sevdalist - Sevdalara.net
NurluYuz
eXTReMe Tracker