Ana sayfa yap


| Sonraki »

24/12/2008

Bu kent beni yutmasın



Bu kent beni yutmasın

Kaç zamandır kendimi göremedim bakışlarında
Nerede unuttuysan beni al oradan geç olmasın
Bilirim sensiz çıkamam gecenin şafağına
Bırakma ellerimi, bu kent yutmasın beni…


Dört biryana ilan ver kaybolduğuma dair
Otuzlu yaşlarında, şuuru bakışlarımda
Üzerinde de siyah gözlerim kaldı de
Beni bulsunlar diye seni tarif et ifadende


Çocuklara sor sadece, var mı içlerinde beni gören
Olur ya onlar oynarken ben bankta uyuyorumdur
Çığlığımdan korkmuşlardır, sensizliğe düşerken
Yokluğun beni yutarken, seni yutkunmuşumdur…


Olmadı her duvara ben diye kendi resmini as,
Beni bulan en yakın mezarlığa taşısın
Gazete ilanında ‘ben yokken kaybımız’ yaz
Çiçekler ek kabrime, bu kent kokumu alsın
Büyük yaptır taşımı, kent bir eser kazansın…


Olmazsam n’aparsın diye sorardın, hatırlar mısın?
Bu kez iyi örttüm üstümü…
Sana da geceler…
Aklın bende kalmasın

Mehmet ERCAN



23/12/2008

Gözlerindeki vurgun



Gözlerindeki vurgun


Gözlerine ilk dalışta yedim vurgunumu
Gözbebeklerin karşıladı çocukça masumiyetiyle
Acemisiydim sana bakmanın
İhtimali yoktu ellerini tutabilmenin
Ellerinde el izi vardı, ne de olsa el’lerindin…


İlk görüşte indim gözlerinin derinliklerine
Siyah bakışlarında yirmi bin fersahtaydım
Yetmedi soluğum, nefesim yetim titrekliğinde,
Hem üşüdüğüm, hem yandığım bilmem kaç gece saydım


Sana kurduğum her saat ertelenmeye mecbur
İkimize yaratılmış bir zaman dilimi yok
Her bakışın akrep misali yirmi dört saat vurur
Varlığım yelkovan hali, sensizliğe döner durur


Tebessümünde yitirdiğim aklım hükümsüzdür
N’olur sensizliğe azadet yüreğimi
Bir ömür yokluğuna mahkûm et, beni öldür!
Bana nasip hasretindi, ellerin el’lerindi,
Sen ilk ve son baharımsın, gün artık kış günüdür…


Mehmet ERCAN
www.mehmetercan.com

22/12/2008

Suskunluk



Suskunluk


Her yıldız parsellenmişken bir çift aşık tarafından
Ben, kayan her yıldızı sana biriktiren avare
Ve her güle bir anlam yüklenmiş seni anlatamayan
Hüzün her ayrılığa ayrı ayrı hizmet eder
Seni ve beni taşıyan tek duygudur suskunluk…

İkimizin halini hesaba katmamış hiçbir alfabe
Bizde sadece göz teması kelimelere yüklenemeyen
Sızını yüklediğim her manzara harabe
Sana niyetlenip gezindiğin her viran şehir, saray
Seni ve beni anlatan tek ihtişam suskunluk…

Her seher benden önce uyanıyor sana aklım
Göz açtığım her sabah bıkmadan sana uyanmak
Sana benziyor diye kaç kişiyi vurabilirim
Sen olmadığın halde herkeste senin tebessümün
Seni ve beni haykıran tek feryattır suskunluk…

Dilinden dökülen her kelimede yer edinme telaşım var
Cümlelerinin arasında adımı duymak ne devlet
Gözlerinde gezinme hakkım hep on saniye kadar
Hayat, her şeye rağmen sadece gözlerin kadar
Seni ve beni yaşatan tek çaredir suskunluk…

Kavuşma ihtimalinin olmadığı tek ayrılıksın
Sana uzanamama gerçeğine sağır ve kör bir kalbim var
Birimiz diğerinde ölmeliyiz ki aşk doğsun
Sende bitmeyen yola düşüren hayata da aşk olsun
Seni ve beni barındıran tek barınak suskunluk…

Yitirmediğim tek inanç kader, yaşama zorunluluğumuz
Bilmeden ezberlediğimiz tek yazgı alnımızdadır
Her kul kaderine doğru kaçarken hazin hazin
Bana seni yaşatmayan hangimizin kaderi
Seni ve beni kavuşturmayan kaderimiz suskunluk…

Tebessümünü dahi anlatmaktan aciz şarkılar
Boşuna arayışım, seni çerçevelemeye yaratılmış duygu yok
Sana benzetebilmem için yine sana ihtiyaç var
Gözlerime değdiğin günden beri, ruh halimde huysuzluk
Seni ve beni kabullenmenin tek yoludur suskunluk…

Her adımın sonunda ecel ihtimali çok yüksek
Sana iç çektiğim hangi nefeste durur soluğum
Sensizliği yaşamanın sonu varmış nihayet
Her gecem sensizliğe gebe, her şafak seni doğurur
Seni ve beni var kılan tek duygudur suskunluk
Seni ve beni doğuracak tek yol var, suskunluk…

17 aralık 2008
Mehmet ERCAN
www.mehmetercan.com

| Sonraki »

Kevser En İyi Siteler Listesi Dini100.Net ListeNur.de - islami siteler listesi Cennet Yolculari Toplist Sevdalist - Sevdalara.net
NurluYuz
eXTReMe Tracker