Ana sayfa yap


« Önceki | Sonraki »

15/4/2008

AŞK Dediğin Beklemektir ..!!!

 

Aşk dediğin beklemektir Ey Sevgili!


Kays gibi Mecnun olana kadar, Hz. Yakup gibi aydınlığa hasret kalana kadar beklemek bekleye bekleye gözden olmak, sözden olmaktır.
Ve beklemek dünyanın en asil eylemidir, eğer beklenene değecekse. Bilesin!

Aşk; yanmaktır Ey Sevgili!


Yanıp kül olmaktır, Kerem gibi Aslına ermektir. Ateşin ortasına hesapsız girmektir İbrahim misali. Ki onun gönlünün yangınıdır ateşi gülistana çeviren.
Ki yanmak insanı kurtarır hamlıktan çiğlikten. Hem ne diyordu şair; "Yanmışın halinden ne bilsin ham/ Sükut gerektir bize gayrı vesselam..
Gözlerinden ayrı geçen her an yanmaktayım. Bilesin!


Aşk; bedel ödemektir Ey Sevgili!


Bülbül, gonca gülü görebilmek için her seher uyanık olmak ve güle ulaşmak için yüreğini gülün dikenine asmak, kanını akıtmak zorundadır. Ya ben yüreğimi nereye asayım Ey Sevgili.
Çünkü Aşk bedel ister, külfetsiz nimet olmaz.
Beklemek bedel ödemekse eğer hâlâ ödüyorum o bedeli. Bilesin!

Aşk; vazgeçmektir Ey Sevgili!


Mecnun gibi aklından, Kerem gibi bedeninden vazgeçmek. Yardan gayrısından, cümle cihandan vazgeçmek.
Yemeden, içmeden, uykudan uyanıklıkdan ve vazgeçmekten bile vazgeçmektir gün gelince.
Senin için senden vazgeçmişim. Bilesin!

Aşk; bilmektir Ey Sevgili!


Bir tek yârı bilmek, onu candan daha aziz bilmektir. Ondan gayrı bildiklerinin hiçbir şey olduğunu dünyanın onunla mana bulduğunu bilmektir.
Onun selamı ile gelen bela olsa EyvALLAH (c.c.) diyebilmektir.
Kızmana, gülmene, gelmene, gitmene hepsine EyvALLAH. Bilesin!

Aşk; susmaktır Ey Sevgili!


Onun güzelliğini, iyiliğini tarif etmeye gücün yetmediği an susmaktır. Kelâmın, kalemin, sözün tükendiği yerde, manayı sessizliğe yükleyip susmaktır.
Artık sustum Ey Sevgili. Bilesin!
Aşk dediğin susup beklemektir,


ve Aşk sevdiğinin izinden gitmektir..

 

alıntı

5/4/2008

Bin Umutla Beklerken,Ben...

 

Bin Umutla Beklerken,Ben...

 

İçimdeki Hüzünlerimle,Tekmil duruşlu Sükutumun ele avuca Sığmayan Serzenişi ile Zaman a ve Yorgun Yüreğimin Hüzün Kokan,Ayrılık kokan,Hasret kokan,Acı kokan Yanıyla Yaşıyorum..
Yüreğimin Benzersiz ve tarifsiz Sızısını...
VuSLaT'a HaSReTLe Bin Umutla Beklerken,Ben..
Titrek Sesimin Hüzün Kaçmış Yanı ile...Sesleniyorum Sana SeVGiLi...

Yıldızlarımdan Sonra doğan Solgun Güneşim...
Bir Sen Anlıyorsun Biliyorum...Bir Tek Sen En SEVGİLİ...
Hasretinden Pörsümüş Yanlarını Yüreğimin Kuytusunda Biriktirdiğim Gözyaşlarımın İçinde Çoğalan Sızılarım Yayılır Şimdi Her Yanıma...
Yayıldıkça İflah olmayan bu Sızı Yüreğime...Ruhum Sızlıyor..Sızlıyor Benliğim...
Sensizlik, Cam Kırıkları gibi Parçalanarak dökülür İçime...
Döküldükçe İçim Kanar...Ben Kanarım...SEVGİLİ...
"Ömrümün Darağacına Çekiyorum "Sensiz" Yetim Geçen Günlerimi"...
Özgür Bırakıyorum Ruhumu Esaretinde Bu Gurbetimin...
Sana Ulaşan Yolların Kıvrımlarında Yol Alması ve Sana Ulaşması için,Sana Yaklaşması için YaR...
...Ve Artık Biliyorum...
Yalnız Bana HüZüNLe Bakar Solgun Yüzlü Aynalar...
Varlığımı Gömerken Yansımalarına Işığın...

Sessiz Feryatlarımın Esaretine girdi Suskun Yüreğim...
Benliğimi Sarstıkça Hüzün...Acı Dökülüyor İçime...
Her Acıda Bir Lahza,Bir An daha Sana Yaklaşıyorum
...

5/4/2008

Sana Seni Yazmak

 

Sana Seni Yazmak

 

Güneşin başka iklimleri aydınlatmaya, başka gönülleri ısıtmaya gittiği şu saatlerde, kâğıdı, kalemi elime alıp, seninle dertleşmek, yalnızca sana yazmak ve yalnızca seni özlemek geçiyor içimden. Sana yazmak. Sana Seni Yazmak.

Seni ve yüreğimde anlam bulan duyguları, sana ait yüreğimin derinliklerinden kopup gelen artçı şokları anlatmak ve toprağı alnından öperken yağmur taneleri, tüm benliğimle sana yağmak istiyorum.

Bu gece dudaklarımdan dökülen her kelimede sen varsın ve yine sen varsın, yarım kalan sevdamın eksik taraflarında bomboş ve sessiz kaldırıkmlarda yürürken seni haykırıyorum sensizliğin inadına bu sensizlik gecesinde sevdamın en ücrâ köşelerine seni yazıyorum.

Bu gece gene yağmur yağıyor. Yağmur yağıyor gönlümün sensizlikle yanan her yerine. Yağsın, yağsın ki saklasın sensizliğimde döktüğüm gözyaşlarımı. Ve yine saklasın sensiz geçen bomboş hayatı.

İşte seni haykırıyorum sensizliğe alışamamış sine-i püryanıma, işten seni yazıyorum.

Bu gece gene yağmur yağıyor. Sen yoksun oysa biliyorum ve üşüyorum sensiz kaldığım saatlerde göz yaşlarımı efkârıma kattım bu gece sevdamı, umudumu ve seni kızgın bir sel gibi kalbime akıttım.

Bu gece yağmurla birlikte göz yaşlarım yağıyor ve ismini yazıyor sensizliğin acısı ile kıvranan kaldırımlara süzülen her damlada sen vardın ve yine sen vardın gecenin en karanlık anında. O, doya doya bakamadığım gözlerin, gözlerimin içine bir kez daha değseydi ve tebessümünden bir gül açsaydı yanaklarında, yetmez miydi? Bir bakışın bir ömre değmez miydi, ey canan!

İsmini kazıdığım kaldırımlara sanki sen yağıyorsun yağmurla birlikte ve sevgin yağıyor yüreğime yalnız ve bomboş odamda sen varsın hâlâ. Hâlâ sensizliğim duruyor yanıbaşımda.

Bu gece gözyaşlarım yağıyor sensizliğimle birlikte kaldırımlara. Seni arıyorum, erimekteyim. karanlık geceye inat ay bu akşam gökyüzünde.

Ve gökyüzü, yüreğimde..

alıntı

 

28/3/2008

GİT...Acıyı AŞK'a Yama Yaptım

 



Acıyı Aşka Yama Yaptım...

Bitiyor zaman. Tüm saatler kum saatinin içinde birbiri üstüne yığılıyor. Sahte mutluluklar giyiniyor sözcükler. Sen-ben savaşında imtiyazsız yarınlara bugünden açıyorum gözlerimi. Savaşacak kadar bile yakın olmayışımızı bilirim. Bilirim, acı verişindir bu kadar sözcük dizdiren. Ömrümü ömrünün ardında sürüyen...

Aynaları kırıldı mutluluğumun. Söz dinlemeyen yanımı artık çok iyi tanıyorum. Ayağım takılıyor bir acıya ve yokluğunun üstüne düşüyorum.
Hala üşüyorum...
İğne deliğinden geçiriyorum sevdayı. Sen oluyor nakışımın adı. Bir an sen oluyorum anlayışsız, vurdumduymaz... Sonra bana dönüyorum. Bak hala ağlıyorum... Harf harf işlerken kelimelerimi, şimdiden yerleştiriyorum acılarımı parmaklarımın ucuna. Son düşen cemreyi de ayırıyorum payıma.

Kapatıyorum gözlerimi. Hadi git yâr, geldiğin gibi. Acıttığın yerden tüm acılarımı da topla git hadi.
Anlamadım yâr
Sen mi yâr olmadın yoksa ben mi yarenlikten uzaktım? Hangi kıyıya vurmuştu aramızdaki eksik o taş? Hangi şarkıda yarım kalmıştı notamız? Hangi satır içine sığdırabilmişti de seni; sen bulunmazım olmuştun?
Ah yâr sana bağlamazsam sözcüklerimi, hep anlamsızlık oluyor yüreğimin dili. Sana bağlandığında da gözyaşına paralel oluyor. Yok, mu önümde senden gayri gidecek bir yol?
İçim yine aynı mısra´ları tekrarlıyor

Yamaçlarımda senli güzel düşlerim var
Ama düşlerime damlayan zehir de sensin yâr

Bulamadım yâr. Seni bu kadar ararken kendime bir mutluluğu da bulamadım. Zamandan bir bir çalıp saatleri sızlayan yanlarıma kattım. Ben acıyı aşka yama yaptım. Hafife almadım duyuları. Kuytu köşelerde ölümüne besledim sevdayı. Acıydı bildiğim aşkın ön adı.

Hiçbir şehre sığmadı yüreğim. İstanbul sen de yüreğimi ayaklarına doladın. Ve sen düştün ben kanadım. Ezildim, yarama yine koskoca bir kenti bastım.

Büyük bir uykudan ibaret sandım satırlarda yaşamayı. Kelimeleri vurdum kumsallara. Canımı ağrıttım ardında. Ve bir taş daha attım içimin karanlık dehlizine. Hüzün meskenine kilitli aşk hangi makamı kabul ediyordu ki sözlerine? Hangi yaram düşlerimi sana vurduğumda acı damlatmıyordu?

Ben sarsılan bir şehrin enkazı olmaya razıyım.
Ben, yine kâbuslar saklarım yatak başlarımda.
Ve sana şiirler biriktirmekten vazgeçerim.
Sessizliğimin sesini dinlerim bir sonbahar sabahında...

Gerçeğimde olmayan yâr gönlümden git!
Hadi git!

alıntı

28/3/2008

Bırak Ellerimi SEVGİLİ Gitme Zamanıdır Şimdi

 

Hoşcakal hüznüm / hoşcakal Leb-i deryam

 

Ben'li çilelerin, ben'li pişmanlıkların bitti artık. Dilediğince özgürsün... Mavi gökyüzünün altında istediğin düş ülkelerine kanatlanabilir yüreğin...Dilediğin mevsimlerde delice ıslanabilir gözlerin... Bana çıkan tüm yolları adres defterlerinden sil artık.. Adımın üzerini kalın harflerle işaretleyip kaldır beni hatıralarının en tozlu raflarına...


Bana dair tek bir satır kalmasın , tek bir cümle olmasın dudaklarında..
Madem sana acı çektiriyorum, madem ben sende pişmanlığı anımsatıyorum bırak bitsin bu çile...Ben sana acı çektirmek için gelmemiştim... Ağır yaralı yüreğine umut diye girmiştim oysa... Şimdi sende " kanayan pişmanlık " olmuşken unut beni...Hiç yaşanmamış say yaşananları... Ben'li hatıraların üzerine karanlığı ört ve kapat tüm perdelerini...Bana kattıklarını, bana bıraktıklarını topla yüreğimden...
Sözlerini, yeminlerini sök dudaklarımdan...


Ama bir şeye dokunma ne olur...Seni " sen " diye seven yüreğime dokunma...Dokunma, acıtır yalnızlığım yüreğini.. Dokunma, kanatır diz boyu karanlığım o  dudaklarını....Hayatımda yenilmeye alışmışken senin yenilgine de alışırım ben...Ben nice yürekte canlı canlı gömüldüm senin zaferlerine de alışırım sevgili....


Bırak dokunma kanayan yaralarıma...

Cennet kokulu tenini sıçramasın kirli yüzümden akan yalnızlıklarım...Daha fazla acıtmasın pişmanlıklarda avutulmuş hatıralarım....Topla cümlelerini dudaklarından...
Her şey bitti artık...Ve her şey bitmişken, sana git demeyeceğim....

Gitsen de tek bir kelime bile etmeyeceğim...

Susmalıyım. Susuyorum...En derininden, en acısından suskunluğumda saklı cevaplarım sevgili... Belki de tüm cevaplarım soruların da saklı....

Bana kalan acıları, bana bırakılan yenilgileri- sevgin için bedenimi yüreğimi semer bileceğim - sırtıma yüklenip gidiyorum...Kapıyı aralamana gerek yok sevgili...
Sana geldiğim yollardan gitmeyi de bilirim ben....Gerek yok " en iyisine sen layıksın " sözleriyle avutulmuş devrik cümlelere...Ben iyi bilirim tozlu yolları...Gidiyorum, tüm zaferlerin başkumandanı olarak ayrılığın ganimeti olarak tüm hatıraları yakabilirsin...


Ben'li tüm yaşananları da unutabilirsin...Artık söze gerek yok...Gitmeliydim ama bu kadar erken değildi...Gidiyorum bir bedende " yüreksiz " yaşamayı öğrenmeye gidiyorum...Gidiyorum öznesi çalınmış cümlelerde
sana " susmaya " gidiyorum....


Biliyorum sen bensiz de yaşabilecek kadar güçlüsün...Hayata kaldığın yerden devam edeceksin...


Noktasız, virgülsüz...Oysa ben...Oysa ben yaşadıkça hep bir eksik vereceğim sabah ictimalarında...Hep bir sen eksik olacak nefes almalarım...Artık öznesiz paragrafların içinde yarım cümlelik olarak adam sayılacağım...Artık ben " sensiz " varolacağım...


Topla cümlelerini dudaklarımdan..Bana vaat edilmemiş yarınlarımı da yanına al...Bir de benimle yaşadığın mutlulukları. Bir de sana yazdıklarımı.Kötü bir gününde gözyaşlarını kurulamak için kuru bir peçete niyetine kullanırsın senli satırlarımı...


Unutmadan bir teşekkür borçluyum sana; kısa bir süreliğine de olsa yarımlığımı, yalnızlığımı unutturduğun için...

Ve de yaşattığın tüm mutlulukların için...Teşekkürler sevgilim...Giderken sakın ardına bakma...Gözlerin pişmanlıklarında, günahlarında kalmasın...

Sana paylaştırılmış her acına ben yüreği kefil gösterdim...Sen yüzünü aydınlığa çevir sadece...İnan bana bensiz hayatta seni hep mutluluklar bekliyor olacak...Çünkü sensiz bir yerde yaşarken bile her nefesimde bin dua saklı olacak sana...

Artık mutluluğa kanatlanma zamanın geldi sevgili... Bensiz olsan da;
Her güneş, gözlerine doğmaya,
Her rüzgar, saçlarında dolaşmaya gelecek...
Hadi git...

Varlığımda acı çekmektense,
Yokluğumda mutlu ol....
Çünkü; mutluluklar en çok sana yakışıyor sevgili...

"Topla cümlelerini dudaklarımdan...
Her şey bitti artık... Maviler kadar özgürsün artık...
Dilediğince uçabilirsin....
Yolların hep Cennete çıksın sevgili...."

Bensiz hayatında mutluluklar dilerim...
Hoşcakal hüznüm/ hoşcakal yüreğimi adadığım ömrüm...

alıntı

 

 


« Önceki | Sonraki »

Kevser En İyi Siteler Listesi Dini100.Net ListeNur.de - islami siteler listesi Cennet Yolculari Toplist Sevdalist - Sevdalara.net
NurluYuz
eXTReMe Tracker