Ana sayfa yap


« Önceki | Sonraki »

12/4/2009

Yoktun Bende



Yoktun Bende

sana uykuydu gece, bana seninle yolculuk
yolculuk ki sen yoktun ve sen niyetineydi
şafağa dek dolaşsam yine sonu burukluk
bana el’di saçların, saçların bir el’deydi

senden yana nasibim zavallı bir 'günaydın'dı
ne güne sevinirdim ne de aydınlığına
sesin kulaklarıma sanki iftar anıydı
bana azıktı yokluğun ki bana da yazıktı
sensizliğe hayıflanırdım ki bilinse ayıplanırdım

sohbetine gelmeye bahane gerekirdi
bendeki sana varınca tükenirdi kelimeler
başım önüme düşerdi sen ardımda kalırdın
mecburen her tükeniş bende gitme vaktiydi
ellerine kapanmak, hayallerimin fikriydi

gün akşama varana dek herkeste yüzün olurdu
yine sokaklar değişirdi ya da ben kaybolurdum
puslanırdı bulutlar, ciğerim hüzün solurdu
biranda kaybolurdu kokun ve yine korkum doğardı
seni özlemek bitmeden bende közlenmek başlardı

Mehmet ERCAN

25/3/2009

Vakit Hayattır



Vakit Hayattır

Zamana kıyan kendisine kıyar.Kendi vaktimizi öldürmeye bile hakkımız yokken başkasının vaktinin katili olmaya nasıl hakkımız olabilir.
Vakit,ibadetlerin imamesi olan namazın şartlarından biridir. Her namaz vakti Allah'ın verdiği bir randevudur.
Bnunla Rabbimiz bize ''zaman bilinci'' kazandırmaktadır.

Zaman bilinci,zamanın farkında olmak, onun değerini bilmek ve israf etmemek,onu yerli yerinde kullanmaktır. Zaman insana verilen en kıymetli ''rızık''tır.Her rızık gibi mahduttur ve hesabı sorulacaktır.

Saat kullanmalıyız ama nasıl?
Sati kolumuzda bir süs gibi değil,bize yaşadığımızı duyumsatan,öleceğimizi hatırlatan,her saniye kapımızı çalan bir zaman habercisi gibi kullanmalıyız.

Gerçekte gece ve gündüzün birbiri ardınca gelişinin,ayın geçirdiği evrelerin,yılın mevsimlerinin insana vermek istediği şuur ''zaman şuuru''dur.

Her gün ve her doğan yeni ay,insana ölüp yeniden dirileceğini haber verir.
Yazı ve kışı,baharı ve güzüyle her yıl insana hayatın da mevsimleri olduğunu haber verir...Bunlar zaman üzerine yazılmış kevni ayetlerdir.

Bir de Kur'ani ayetler vardır:
vel asr: zamana yemin olsun,
velleyl: geceye yemin olsun,
vennehar: gündüze yemin olsun,
velfecr: fecre yemin olsun,
vedduha: kuşluğa yemin olsun,
veşşefak: şafağa yemin olsun,
vessubh: sabaha yemin olsun,

Bütün bu ilahi yeminler en büyük nimetlerden biri olan zamana çekilen dikkattir.
Allah'ın bunca dikkat çektiği şeyi önemsememek ise gafletin ta kendisidir.

Bir görevi yapmaya ''zaman bulamadım'' mazeretini ileri sürenlerin ilk dikkat edecekleri şey zamanı israf edip etmedikleridir.
İsraf edilen her şey gibi zaman da israf ediliyorsa bereketsizleşir. Zamanımızın bereketi kaldırılmışsa,bir saatlik işi bir günde yapar,adımızıda çalışkan koyarız.Aslında ziyandayızdır da farkında değilizdir.

Dahası zamanımızın bereketi alınmıştır.Biliyoruz ki her nimet ''şükredildiğinde artırılır''Allah Teala'nın isimlerinden ''Gabıd:daraltan ve Basıt:genişleten '' Zamanımızı da daraltır ve genişletir.

Zamanın hakkını veren insanların küçücük bir ömre kocaman şeyler sığdırdığını hayretle görürüz. Bunun sırrı işte bu noktada yatmaktadır.

Modern uygarlık ''akşamcı''dır.İnsanları gece yarısı yatırıp,kuşluk vakti kaldırır.İslam medeniyeti ise ''sabahçıdır''seher medeniyetidir.

Müslüman güneşi üzerine doğdurmaz,aksine güneşin üzerine kendisi doğar.Bilir ki ''güneşi üzerine doğduranın o günü ölmüştür''.Bu ölüş,zamanın bereketi alınması anlamındadır.

Alıntı

23/3/2009

Gece Melâli...




Gece Melâli...


Gece!
Katran karası ellerini çek üzerimden!
Değme!
İniltilerini sus!
Sus gece!
Sıra bende!..



Ayazlarda kalemi kana bulama vaktidir.

İçimi parçalarcasına,
İçimin sızısına çığlık çığlığa susmalı şimdi!


Gece melâlinde yâr…

Ahım sığmazken içime
Söyle!
Sen hangi yastıklarda susturursun ağlamalarını ?!
İçinin sızısını hangi duayla dindirirsin?
Canın yaprak yaprak dökülür bilirim,

Güneş görsede suretin..


Sesine ayrılık kaçtığından beri susmak en asil sözdü senin lügatinde.

Bense dökülendim ardına..
Ardında dağıttığın harfleri toplayandım, bir usta çabukluğunda..
Yokluğunda, hepi topu cılız sesli bir avuntuydu, dinleyip inandığım…

Tutunup kalktığım, asıldığım bir avuç duaydı..


Sustun!

Sevinçleri düşürdüm yırtılan ceplerimden..
Yaşamaktan çevirdim yüzümü,
İnine çekildi deli düşlerim
Bu şehre yüzümü döktüm pencerelerden..
Kimseler görmedi..
Susarak ağladım en çok!...
Ve ellerimi kanatırcasına yazdım!…
Sen yoktun
Sızımı savurdum rüzgarlara..
Koyu bir hüzne dağıttım saçlarımı,
Toplayamadım..
Usul usul salındı hüzün
Ellerini gözlerimde gezdirdi..

Ve yokluğunda adıma en çok HÜZÜN dendi !



Ellerim vardı


Kırılgan,kanlı,ürkek ellerim!

Ahu efgânlarımda bir onlar yoldaştı bana bir de sesim..

Tutunamadım göğüne!
Uzanamadım!..
Asılı kaldım uçurumlarında..

Çıkmazlarında yollarımı şaşırdım..

Bak ellerime!

Parmak uçlarımda tadımlık sevinçlerim..

Kulaklarımı tırmalarcasına sâlâsını duyuyorum benliğimin...
Bilir misin ki kaç SEN geceyle dilimlendi içim?.
Yâr! bilebilir misin?
Ömrümce kaç zindanla doldu gözlerim?!

Kaç sızı oturdu gamzelerine yüreğin?


Seslenmek ırağına,

Bir yudum söz beklemek alfabenden,
Faydasız artık bilirim!
Bilirim,
Yine kendime döner çığlık çığlığa sesim…
Belki de harfleri yutmalıyım dudağımda..
Yakmalıyım şiirleri,
Ateşe vermeliyim!..

Gel o zaman, gülüşünü al rüzgardan artık deli yâr!..

Sızıma değmesin!..

Ben geceden döndüm yüzümü..

El verdim suskuya ve duaya..
Söyle geceye, ne olur..
Ne olur ardım sıra gelmesin!
Yoruldum artık! Yeter!…

Bana Aşk’tan söyletmesin..!


İçime konuşma vaktidir şimdi…





Bozguna uğrasın harfler..


En ırağıma gitsin….



ELEM - 9 Ekim 2008

20/3/2009

Selam Sevdiğim…


Selam sevdiğim…


Selam sevdiğim…
Dur kızma, dinle lütfen,
Biliyorum,
Hadi git ve bir daha gelme demiştin
Kendimi unutmuşum sende, almaya geldim
Bir süre yürüdükten sonra fark ettim kendimde olmadığımı
Geçtiğim yollara baktım nereye düşmüş olabilirim diye
Sana kadar geldi yolum
Muhtemelen sende kaldım
Beni bana ver de gideyim...

Aslında önce gelmemeyi düşündüm
Yalnız idare etmeye çalıştım
Ama sende yoktun ya
Üşüdüm…

Bir kaç arkadaşıma denk geldim
Nasıl olduğumu sordular
Eksik dedim
Şaşırdılar
Kötü konuştum
Yokluğuna verdiler
Bağışladılar…

Sen olmayınca ifade edemedim kendimi
Hadi bir zahmet bul da ver bana beni gidiyim artık
Salona bak, çarptığın kapının ardında olmalıyım
Sende değilsem şayet, hiç uğraşma
Kendimde değilim zaten…

Hayatımı sürdürmek için seni tanımadığım yılları mı hatırlamalıyım?
Aklım sendeyken beni bulmak bana çok zor gelir biliyorum
Hangi yanımdan bu denli sindin içime?
Bu kadar sen olmak ve benden eser kalmamış olması gidiyor gücüme...

Aşkın sevgiliye bürünme halini yaşıyorum farkındayım,
Aşka bu denli yakıştığım için mi sevinmeliyim?
Yoksa tüm kontrolümü gözlerine teslim ettiğim için üzülmeli miyim?
Aşkın neresine yerleştireyim gurur denen duyguyu?
Kendimi kaybettiğim söylentilerine gülen var biliyorum
Seni keşfetmenin bedeliydi kendimi kaybetmek,
Ki baksana, bunu ben bildiğim sana bile anlatamıyorum

Doğru söyle! Sadece iki damla gözyaşınla mı düştüm gözünden?
Nedir beni kaybetme pahasına hayata dair seni bu denli cezbeden?
Sonu var bu hayatın ve sonuna dek benimle kalmayı beceremedin
Hani sevmek gerekirdi insanları,
Bu cömert halinde bana mı yer veremedin?

Derman bulma niyetiyle anlatmaya çalıştığım dert değilsin
Hangi gezegenin zaman birimi işliyor bünyende?
Ne kadar çabuk unuttun beni?
Hani benimdin sadece!
Seni benden nasıl aldın da kendini sahiplendin!

Bitse de sözü gitse diye bakan gözlerin ilk kez canımı yakıyor
İşte bundandır bu denli keskin cümleler sarf ediyor olmam
Canın yanmalı!
Yanmalı ki nerende yer ettiğimi bilmeliyim
İstenmediğimi bildiğim halde bu onursuz davranışımdan dolayı
Ya çok sevdim seni, ya da sadece deliyim.

Tamam gidiyorum…
Sende kalsın aklım ki artık yaramaz bir işime
Tarafından sürgün edildiğimin resmidir gidişim
Üstüne yıkılsın bu an!
Tüm benliğini sarsın ki üşüme.
Sen hoşça kal,
Bense sensiz

Mehmet ERCAN





16/3/2009

Asudelice tenhalarda dillenirken duam...





Asudelice tenhalarda dillenirken duam...

Yaşamaya çalışmak,hayat gailesini yüklenmek,sorumluluklarla mücadele etmek beni yeterince yoruyor.Haliyle arada gücümün tükendiğide oluyor.Tekrar mücadele etmek için enerji depolamam gerekiyor ama enerjimin bittiği dönemlerden birisindeyim sanırım.

Tek yapabiliceğim dua...
Hiç bir şey için üzülmeye değmez desekte;bunu gözardı etmek her kişinin harcı değil malesef..!

Yüzüm,gülümsemeye çalışsada,istemdışı gerginlik ifadesi belli oluyordu.Gülen yüzüme,neşeli,şen şakrak halime alışkın olan arkadaşlarımdanda bu gün tepki aldım.

Dünya,beklentilerimiz dışında gelişen olaylarla bezeli...yaşayacağımız nitelikte olamayışı,problemlerimizin çözümsüzlüğü,daha doğrusu her beşerin farklı bir sıkıntısıda olumsuzluklara eklenince,dahada çıkılmaz bir hal alıyor.

İnsanları gözlemliyorum.En ufak bir konudan alınganlık gösteren,el bebek gül bebek büyümüş kişilerin,şimdiden bu kadar küçük sorunları büyütüp sorun haline getirmelerine şaşırıyorum.

''Herkes anne kuzusu,yaşı kaç olursa olsun''.

Yaşamın bize verdikleri ve vericekleri,biz kuzucuklara ağır gelsede;nefes almaya çalışmak,yaşam desteği almaya ihtiyacımız var bizim.

Rahmet suyu yağmur,fırtına ile karışık yağıyor olsada;gönül mabedim kurak topraklar niteliğinde...

Hüzünlerim,gökkuşağı gibi alıcı olmasada,yüreğim;onları derleyip, toparlamaya,azmetme çabasında...

Yaşamak zor bir oyun...
Yaşamak zor,yaşatmak zor,yaşlanmakta zormudur acaba..?
Neden yaşamak zorlar bizi,neden zorlar bizi sözler ...
Kolay olan ne vardıki zaten dünyada...

Ben iyi durumayım;hernekadar yüreğim hüzzam makamında olsa bile...
Halime hamd ediyorum yine...

Rabbim;güç ver,derleyip toparlanabilmek için.
Rabbim;fırsat,imkan ver,yaşamı yaşanılır kılmak için.
Rabbim;dosta giden rüzgarın menzilinde toz olabilmek için.
Rabbim;sana gelmek yaşam sevincim,sana geldiğimde donanmış,onanmış olmak için...
Rabbim;beni,bizleri bu günlerimizi aratacak her türlü keder ve sıkıntıdan azad eyle,güç ver,kuvvet ver bu Asudeli kuluna...

Dünyanın en önemli özelliklerden biri de her türlü iç /dış sarsıntıya ve kişinin suflî istek ve beklentilerine karşı abus çehresinden soyutlanarak sana gelirim. ...

Maddî olan şeylerin kıymeti arttıkça dostluklarının ve dostlarının değeri,tükenen şehir insanından kaçarak sana yönelirim.Çünkü ben kendimi,yani seni,aramak için gelirim.

Senin şefkat yüklü Rahmetine mazhar olup ısınmak,acıtan reçetelerinle tedavî olmak...
Bu sınavı başarıyla geçmek için reçetem acıda olsa;sabır ilacımdır benim.

Hesaba çekilmek için huzura geldiğimizde;elimiz boş yüzümüz kara.
Azık torbamız dünyevi sıkıntılarla dolu.

Senin huzurunda ne gam ne keder nede dünyevî meşgaleler var.
Dünyam kaybolur. Dahası ben kaybolurum.Bu yüzden halimi arz etmem imkansızlaşır.

Her dem senin huzurunda özlemindeyim.
Söz verip tutamadığım günahlarımın ezikliğindeyim...

Fuzulice sızlanırım hep:

"Arz-i hal etmeye cana seni tenha bulamam

Seni tenha bulucak kendim asla bulamam"


Asude...

« Önceki | Sonraki »

Kevser En İyi Siteler Listesi Dini100.Net ListeNur.de - islami siteler listesi Cennet Yolculari Toplist Sevdalist - Sevdalara.net
NurluYuz
eXTReMe Tracker