Ana sayfa yap


« Önceki | Sonraki »

15/4/2008

Gerçekten Sevmek

 

Gerçekten Sevmek
  
 O durmadan kaçıyor; sen ardından gitmiyorsan;o günün
 
 her saatinde saklanıyor,sen yollara düşüp deli divane
 
 aramıyorsan;O sana acıların en büyüğünü tattırıyor,
 
 sen bundan en yüce hazzı duymuyorsan;boşuna aldatma
 
 kendini, onu sevmiyorsun demektir.Elindeki içki
 
 kadehinde, dudağındaki sigarada , okuduğun
 
 kitapta,mırıldandığın sarkıda, söylediğin şiirde,
 
 gördüğün rüyada ve yaşaman için ciğerlerine
 
 doldurduğun havada o yoksa; Onun vazgeçilmezliğini
 
 anlamamışsan; onu sevmiyorsun demektir.Renkler onunla
 
 değerlenmiyorsa, örneğin onsuz kırmızı
 
 kırmızılığının,mavi
 
 maviliğinin farkında değilse, beyaz yalnız o giydiği
 
 zaman güzelliğini
 
 haykırmıyorsa, sabahları onu görünceye kadar güneş
 
 doğmuyorsa ve onsuz gökyüzü geceleri aya,yıldızlara
 
 hasret değilse onu sevmiyorsun demektir.
 
 Sokakta gördüğün her yüzde ondan bir şeyler
 
 aramıyorsan, güzel bir manzara,hüzünlü bir musiki onu
 
 hatırlatmıyorsa, uykudan uyandığın zaman yaşamakta
 
 olduğundan önce onu hatırlamıyorsan,omuzlarına
 
 dökülmüş saçları, bir sis perdesinin ardında her zaman
 
 gülen, ışık saçan gözleri aklına gelmiyorsa,durup
 
 durup avuclarının sıcaklıgını özlemiyorsan; Onu
 
 sevmiyorsun demektir.Dünyada yaşıyan öteki insanların
 
 senin için hala bir değeri varsa ,ona karşı tutumunu
 
 toplumun köhne ve manasız kurallarına göre
 
 ayarlıyorsan ve
 
 açık açık sanki var olduğunu haykırırcasına sevgini
 
 söylemiyorsan;Onu sevmiyorsun demektir.Yok o senin
 
 için herşeyden değerliyse, gözünü yumduğun anda onu
 
 görebiliyorsan,o bütün şarkılarda, bütün şiirlerde,
 
 bütün resimlerde ise,ona muhtaç olduğunu söylemekten
 
 utanmıyorsan, senin içten ve büyük sevgine karşılık
 
 vermiyeceğinden korkmuyorsan, bütün bencil
 
 duygularından sıyrılabilmişsen onun için herşeyi, ama
 
 herşeyi yapacak gücü kendinde buluyorsan, herhali sana
 
 ayrı ayrı güzel geliyorsa, karşısında kendini bir
 
 çocuk gibi hissediyorsan, istediği anda onun için
 
 ölebileceksen, onun için yaşıyorsan
 
 ve yine onun için bildiğin bilmediğin bütün
 
 düşmanlıklara karşı koyabileceksen, o her geçen dakika
 
 sende biraz daha büyüyorsa ve kendi kendine bile çok
 
 sevdiğini bütün samimiyetinle,
 
 inanmişlığınla itiraf edebiliyorsan, bir gün o seni
 
 hiç, ama hiç sevmediğini soylese bile , senin sevginde
 
 azalma olmayacaksa ve ölünceye kadar onu aşkların en
 
 olumsuzu ile sevebileceksen; iste o zaman onu
 
 seviyorsun demektir.
 
 O sana sevmeyi, gerçek aşkı öğretti. Sen onu hep
 
 sevecek ve sevilmenin mutluluğunu tattıracaksın.O ,
 
 hiç sen olmasan bile, seni bir parça sevmese bile...
 
  Ümit Yaşar OĞUZCAN
 

Yokluğumla iyi geçinmeye bak, çünkü vicdanın seni asla rahat bırakmayacak.

 (gönül koyuyorum;  sevipte yarı yolda bırakanlara,
kırğınım,küskünüm yarı yolda unutmuşlara )

15/4/2008

Sustum leb-i deryam

 

 

Sustum..

 

“Herkes konuştuğunu yazar,bense Sustuklarımı..”

 

Sustum!


Ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
kendimle konuşuyorum şimdi yalnız…
yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime
kimse duymuyor…

Sustum


Sustu dudağımdaki şarkı, gözlerimdeki şiir
yaraları yalayan rüzgar
sokaklarında kahrolduğum şehir
gözlerim konuşuyor yalnız!

 

Sustum!


Bin ah sürüp dudaklarıma
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!

Sustu benimle deniz,
sustu deli dalgalar, sustu martılar…
umutlarımı sarıp rüzgarlara
uzaklara savuruyorum her gece
yıldız yapıp serpiyorum gökyüzüne
kimse görmüyor…
Saçı ağarmış hayaller
nemli kirpiklerle
bulutlandığında gözlerim
gökte şimşek olup çakıyorum
kimse görmüyor…

 

Sustum!


Tuz basıp yaralarıma!
sustum
içinde volkanlar taşıyan bir derviş gibi
yaslanıp yalnızlığın duvarına
gül döküp kalabalıklara
kimsesiz geziyorum gönül ülkemi her gece
kimse bilmiyor…

 

Sustum!


Sustu benimle gök, sustu dağ, sustu toprak
acılar konuşuyor şimdi yalnız
yaralı gönlümün sızıları konuşuyor
tutup öldürüyorum içimdeki sevdaları bir bir
atıyorum uçurumlardan
kimse görmüyor.

 

Sustum!


Saçlarını kokluyorum rüzgarların
dudaklarından öpüyorum hayatı
içimde incecik bir sevgi ürperiyor
sarı hüzünler dökülüyor gönül bahçeme
gelmiyor beklediğim bahar
yaralar merhem tutmuyor
gözyaşı olup dökülüyorum kaldırımlara
mendil silmiyor
yağmur dinmiyor
sevdiğim bilmiyor.

 

Sustum!


Sustu benimle sarı sabır, sustu hasret, sustu zaman
sustum
yalnız gözlerimle dokunuyorum hayata
kimse duymuyor.

 

Sustum!


İçimdeki dalgalar kabardıkça volkanlar gibi
sustum.
Sustu dudaklarım, sustu gözyaşlarım
sustu gözlerimdeki şiir,
gönlümdeki nehir,
bulutlar haykırdı isyanımı
şimşekler haykırdı
sadece ben duydum
sadece ben...

Ey beşiğini sallayıp boğduğum hayat
kucağımda büyütüp öldürdüğüm sevgi
yaralar merhem tutmuyor,
geceler avutmuyor.
Ben sustum
acılarım konuşuyor yalnız

ben sustum!
Susmuyor yüreğimi kavuran kasırga,
pencereme vuran yağmur damlaları
susmuyor her gece dışarda inleyen rüzgar.
Gelmiyor bahar
kuşlar sevinmiyor
yıldızlar küs
ay üzgün
güneş doğmuyor
acılar dinmiyor
içimde binlerce şiir kanıyor her gece
kimse bilmiyor .

 

Sustum!


Sustu benimle sarı sabır, sustu hasret,
sustu hayat
sustu zaman
acılar konuşuyor yalnız
acılarım konuşuyor
kimse duymuyor…
duymuyor…
duymu…
duy…

.

15/4/2008

Elde Var AŞK

 

Elde Var AŞK

 

Yüreğini siper et. Güvenlik içerisinde olursun. “Yoruldum” deme sakın.

Göğsüne yüreğinden başka muska takanlar yorulurlar.

Göğüs kafesin acıdan bir mengene gibi yüreğini sıktığında, aşk var mı, ona bak.

Varsa eğer, aldırma, dağlar gibi gelsin. Çünkü aşk, acıyı hayata dönüştüren bir iksirdir.

 Acıya aşık olanların “Ey tabib elden gelirse yâremi gel emleme… Yar elinden gelmedir bu yâreyi merhemleme…” diyenlerin sırrı burada yatmaktadır.

Bu sırrı bulanlardan biri, sevdanın başöğretmeni öyle demiyor mu: “Ben hüzünlerin Peygamberiyim.” 

Aşk varsa eğer, sen değil dağlar sallansın.

Acıyı aşkla bal eylemeye bak. Sür merhem diye yürek yaralarına, hayalinin ve umudunun kırık yerlerine, içinin Karacaahmed'e dönmüş bölgelerine.
 
Aldırma hainlere, ihanetlere. Onlar acıyı aşka dönüştürmemiş zavallılardır. Onlar, muhteşem acılara pespaye sevinçleri tercih eden aşk sefilleridir.

Unutma, bin sevincin vermediğini bir acı verir. Acını, aşkın santralinde bitimsiz bir enerjiye dönüştürmeye bak. Hatırla ki yürek yürek nükleer güç merkezidir. Seven ve inanan bir yürekle hiçbir atom santrali boy ölçüşemez.

Bil ki, umuttan söz ettiğin her dem aşktan söz ediyorsunuzdur. Çünkü umut aşkın çocuğudur. Aşksız umut, plastik bebekler gibidir; oynar, eskitir ve atarsın.

“Umudum tükendi” deme, doğrusunu itiraf et, aşkının tükendiğini…

Sahi, aşk tükenir mi? Evet, eğer ölümlüden, ölümlüye ve ölümlü adına ise tükenir.

O, aşk suretinde görünen tutkudur. Tutku tutuklar, aşk azad eder. Bir duygunun aşk mı tutku mu olduğunu anlamak istersen, rengine bak.

Rengine bak, kara sevda mı, ak sevda mı?

Sevdanın karası köleleştirir, akı özgür kılar. Özgür kılan aşka muhabbet denir.

Muhabbet, yüreğe düşmüş bir tohumdur; “her başka yüz dane veren yedi başak” gibi, yediverendir o.

Muhabbet insanın harcadıkça çoğalan tek sermayesidir. Herşey harcadıkça tükenir, muhabbet asla. Muhabbet müebbeddir.
Üzerine üzerine gelen karanlığın kara yüzlü, kara vicdanlı, kara güçlerini, aşkın siperine sığınarak püskürtebilirsiniz. Onlar kaybettiler, onlar nefretin eli kanlı temsilcileri… Sen kazandın, çünkü sen aşkın cephesinde yer aldın, aşkın ve aşkının.

Hesabını yaparken kesinlikle şöyle başlamalısın:

“Elde var aşk”

alıntı

 

15/4/2008

AŞK Dediğin Beklemektir ..!!!

 

Aşk dediğin beklemektir Ey Sevgili!


Kays gibi Mecnun olana kadar, Hz. Yakup gibi aydınlığa hasret kalana kadar beklemek bekleye bekleye gözden olmak, sözden olmaktır.
Ve beklemek dünyanın en asil eylemidir, eğer beklenene değecekse. Bilesin!

Aşk; yanmaktır Ey Sevgili!


Yanıp kül olmaktır, Kerem gibi Aslına ermektir. Ateşin ortasına hesapsız girmektir İbrahim misali. Ki onun gönlünün yangınıdır ateşi gülistana çeviren.
Ki yanmak insanı kurtarır hamlıktan çiğlikten. Hem ne diyordu şair; "Yanmışın halinden ne bilsin ham/ Sükut gerektir bize gayrı vesselam..
Gözlerinden ayrı geçen her an yanmaktayım. Bilesin!


Aşk; bedel ödemektir Ey Sevgili!


Bülbül, gonca gülü görebilmek için her seher uyanık olmak ve güle ulaşmak için yüreğini gülün dikenine asmak, kanını akıtmak zorundadır. Ya ben yüreğimi nereye asayım Ey Sevgili.
Çünkü Aşk bedel ister, külfetsiz nimet olmaz.
Beklemek bedel ödemekse eğer hâlâ ödüyorum o bedeli. Bilesin!

Aşk; vazgeçmektir Ey Sevgili!


Mecnun gibi aklından, Kerem gibi bedeninden vazgeçmek. Yardan gayrısından, cümle cihandan vazgeçmek.
Yemeden, içmeden, uykudan uyanıklıkdan ve vazgeçmekten bile vazgeçmektir gün gelince.
Senin için senden vazgeçmişim. Bilesin!

Aşk; bilmektir Ey Sevgili!


Bir tek yârı bilmek, onu candan daha aziz bilmektir. Ondan gayrı bildiklerinin hiçbir şey olduğunu dünyanın onunla mana bulduğunu bilmektir.
Onun selamı ile gelen bela olsa EyvALLAH (c.c.) diyebilmektir.
Kızmana, gülmene, gelmene, gitmene hepsine EyvALLAH. Bilesin!

Aşk; susmaktır Ey Sevgili!


Onun güzelliğini, iyiliğini tarif etmeye gücün yetmediği an susmaktır. Kelâmın, kalemin, sözün tükendiği yerde, manayı sessizliğe yükleyip susmaktır.
Artık sustum Ey Sevgili. Bilesin!
Aşk dediğin susup beklemektir,


ve Aşk sevdiğinin izinden gitmektir..

 

alıntı

5/4/2008

Bin Umutla Beklerken,Ben...

 

Bin Umutla Beklerken,Ben...

 

İçimdeki Hüzünlerimle,Tekmil duruşlu Sükutumun ele avuca Sığmayan Serzenişi ile Zaman a ve Yorgun Yüreğimin Hüzün Kokan,Ayrılık kokan,Hasret kokan,Acı kokan Yanıyla Yaşıyorum..
Yüreğimin Benzersiz ve tarifsiz Sızısını...
VuSLaT'a HaSReTLe Bin Umutla Beklerken,Ben..
Titrek Sesimin Hüzün Kaçmış Yanı ile...Sesleniyorum Sana SeVGiLi...

Yıldızlarımdan Sonra doğan Solgun Güneşim...
Bir Sen Anlıyorsun Biliyorum...Bir Tek Sen En SEVGİLİ...
Hasretinden Pörsümüş Yanlarını Yüreğimin Kuytusunda Biriktirdiğim Gözyaşlarımın İçinde Çoğalan Sızılarım Yayılır Şimdi Her Yanıma...
Yayıldıkça İflah olmayan bu Sızı Yüreğime...Ruhum Sızlıyor..Sızlıyor Benliğim...
Sensizlik, Cam Kırıkları gibi Parçalanarak dökülür İçime...
Döküldükçe İçim Kanar...Ben Kanarım...SEVGİLİ...
"Ömrümün Darağacına Çekiyorum "Sensiz" Yetim Geçen Günlerimi"...
Özgür Bırakıyorum Ruhumu Esaretinde Bu Gurbetimin...
Sana Ulaşan Yolların Kıvrımlarında Yol Alması ve Sana Ulaşması için,Sana Yaklaşması için YaR...
...Ve Artık Biliyorum...
Yalnız Bana HüZüNLe Bakar Solgun Yüzlü Aynalar...
Varlığımı Gömerken Yansımalarına Işığın...

Sessiz Feryatlarımın Esaretine girdi Suskun Yüreğim...
Benliğimi Sarstıkça Hüzün...Acı Dökülüyor İçime...
Her Acıda Bir Lahza,Bir An daha Sana Yaklaşıyorum
...

« Önceki | Sonraki »

Kevser En İyi Siteler Listesi Dini100.Net ListeNur.de - islami siteler listesi Cennet Yolculari Toplist Sevdalist - Sevdalara.net
NurluYuz
eXTReMe Tracker